Anasayfa arrow Makaleler arrow 2/B Konusunda Anayasa Mahkemesinin Son Kararları (2)
2/B Konusunda Anayasa Mahkemesinin Son Kararları (2) PDF Yazdır E-posta
Yazar İKİ-B.COM   
Monday, 09 April 2012
Anayasa Mahkemesi gerekçesi henüz yayınlanmayan 2009/ 24 E. sayılı kararıyla; 5831 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesiyle, 21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen Ek 4. maddenin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi gerekçesi henüz yayınlanmayan 2009/ 24 E. sayılı kararıyla; 5831 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesiyle, 21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen Ek 4. maddenin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

Kadastro Kanununun Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kadastrosu ve tescili başlıklı Ek 4. maddesinin 4. ve 5. fıkrası : “Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, daha öncesi tescil edilmiş olduğuna bakılmaksızın Maliye Bakanlığının talebi üzerine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce fiili kullanım durumları dikkate alınmak suretiyle ifraz ve/veya tevhit de yapılabilir. Bu işlemler sırasında, orman ve kadastro haritalarında tespit edilen fenni hatalar, yukarıdaki üçüncü fıkrada belirtilen usul ve esaslara göre düzeltilir. -Bu madde kapsamındaki kadastro, ifraz ve tescil işlemleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yapılır” şeklindedir. Anılan hükmün “Bu madde kapsamındaki kadastro, ifraz ve tescil işlemleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yapılır” şeklindeki 5. fıkrası iptal edilmiştir.

Kadastro Kanununun Ek 4. maddesiyle; orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerin fiili kullanım durumuna göre Hazine adına kadastrosunu süratle yapmak, kullanan kişi kim olursa olsun tapunun beyanlar hanesine yazarak, taşınmazı satın alma hakkını o kişiye tanımak, böylece, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin bu haliyle tapu sicilini oluşturup, satışa hazır hale getirmek amaçlanmıştır. Bu amaç gerçekleştikten sonra, bu yerlerin Hazine tarafından satışı hakkında yeni bir yasal düzenleme yaparak, kısa süre içinde kullanan kişilere satmak ve satış bedellerini Hazineye gelir kaydedilmesi hedeflenmiştir.

5831 sayılı Kanuna göre Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerin 3194 sayılı İmar Kanunu ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunundaki kısıtlamalara tabi olmadan ifraz ve/veya tevhit yapılabilmesi, 2/B konumundaki tarım arazilerinden daha çok gelir elde edilmesi amaçlanan ve yapılaşmayı hızlandırıcı düzenlemeydi.

İfraz (ayırma);  parsellerin, plan şartlarına ve imar yönetmeliğine aykırı olmadığı sürece iki veya daha fazla parsellere ayrılmasıdır. Tevhid (birleştirme); birden fazla parselin birleştirilerek tek parsel haline getirilmesidir. İfraz ve tescil işlemleri 3194 sayılı İmar Yasası ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi tutulmayarak, 2/B alanlarındaki çarpık yapılaşma için bir tedbir öngörülmemiştir. Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, tarım arazilerinin küçük parçalarına bölünmemesi için belli ifraz büyüklükleri öngörmektedir. Anılan Kanunun 8. Maddesinde Tarımsal faaliyetin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gereken yeter büyüklükteki tarımsal arazi parsel büyüklüğünün bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirleneceğini aktardıktan sonra belirlenen parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamayacağını, tarım arazileri bu büyüklüklerin altında ifraz edilemeyeceğini, bölünemeyeceğini veya küçük parsellere ayrılamayacağını düzenlemiştir. Kadastro Kanunun Ek 4/5 hükmündeki düzenleme ise İmar Kanunu ve Toprak Kanunundaki tüm kısıtlamaları ortadan kaldıran ve tarım arazilerinin küçük parçalara bölünmesinin yolunu açan bu düzenlemeydi ve Anayasanın 45. maddesinde yer alan ve tarım arazilerinin korunmasını öngören hükmüne de aykırılık oluşturmaktaydı. Dolayısıyla bu düzenleme Anayasanın toprağın korunması, çevre hakkı ve planlama ilkelerine aykırılık oluşturmaktaydı.

Sonuç olarak; Anayasa değişikliği yapılmadan orman dışına çıkarılan alanların satılması mümkün değildir. Zira 2/B arazilerinin satışı için yapılan Kanun değişiklikleri hep Anayasaya aykırılık sorunu karşılaşmaktadır. Bu nedenle yasa değişiklikleri yapılmadan önce Anayasanın değiştirilmesi gerekmektedir. Anayasada gerekli değişiklikler yapılmadan 2/B arazilerinin satımı ile getirilen düzenlemeler hep iptal edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

 

 
< Önceki   Sonraki >